10/10/2007 - .......................

       ARTIK  BU ADRESDEYİM BEKLERİM EFEEEEEM

                

 http://laleninbahcesi.blogspot.com/

 

 NOT. Beni blog dışından takip eden arkadaşlarım da var.  Mesela  ZEYNEP , HATİCE  FATİH , HİLAL, BERİL, HÜSEYİN, BELGİN  ,AGINLI İLKNUR   ve bilmediklerim. Veeee benim kabilem bu adrese bir tık deyin yeter. Sizlerle bu adreste de buluşmak isterim.

      

18 YorumYorum yaz!Bağlantı

5/10/2007 - SOBEEEEEEEEEEEEE ANNE OLMAK

    Sobe mevsimi geldi anlaşılan, bu hafta ikinci sobem. İlk sobemi  blogspottaki sayfamda yazmıştım. O da çok zevkli bir sobeydi. Ama yazamam burada gidin okuyun :))

    Bu sobenin konusu anne olmak. Mavianne den gelmiş. En iyi bildiğin konuda sobeledim seni demiş. İnşallah kızlarımda onunla aynı fikirdedir.

  

Anne olmak; yuuuuuh annem bunları nasıl yapmış diye şaşıp kalmaktır.

Anne olmak  gece yarısı çabuk soğusun diye   akan suyun altında biberon sallarken, uyuya kalıp, biberonu musluğa çarpıp kırınca  aynı enerjiyle yeniden mama yapabilmektir.

Anne olmak çocuğum yorulmasın diye  yaptığı  puzzle ı o uyurken kalkıp bitirmektir.

Elindeki kaşığa tren muamelesi yapabilmektir.

Anne olmak, çocuğun yemek yerken , kendin doymuş gibi hissetmektir.

Karşılıksız sevmenin de zevkli olabileceğini anlamaktır.

Onlarca kızı, aman soğukta sokakta gezmesinler diye  evinde ağırlamaktır.

Okeyde dördüncü bulamazlarsa , kitabının en heyecanlı yerinde kalkıp okeye dördüncü olmaktır.

Yere atılan pijamaları katlarken  ooooh  diye   koklamaktır .

 Hep hazırda kek  ve poğaça bulundurmaktır

 Evinde , kendi kızlarının dışında , bir kızlar ordusuyla yaşamaya alışmaktır.

 Artık çalan telefonların sana olmadığını bilmektir.

  Kendini hep güzel hissetmektir.

 Benim annem her şeyin en güzelini yapar egosuyla yaşamaktır.

 Dünyada  banko iki kişi tarafından sevildiğini bilmektir.

  Anne olmak çok güzel bir şeydir yaw.

 

22 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/10/2007 - :))

    Uzun zamandır düşündüğüm bir şeyi gerçekleştirdim ve blogspot  a bir blog açtım. Ama henüz tam taşınmadım. Buralarda  da olacağım.   Şu anda orayı süsleyip püslemekle meşgulum.   Aynı bloğa ilk başladığım günlerdeki gibi. Bloğumun ilk halini hatırlayanlar vardır. Hani aynı yeni gelinler gibiydi allı pullu.

    Şimdilik bir iki yazı ekledim ve  yorum bile aldım. Ara sıra oraya da uğrarsanız sevinirim. Birkaç arkadaşım uğradılar bile. Arkadaş listem sizler uğradıkça yeni yeni oluşuyor..

   İşte adresim.

      http://laleninbahcesi.blogspot.com/

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/10/2007 - YEMEK DAVETLERİ -GİTMELER GELMELER

    Blogcu yüzünden, benim çok gezmem yüzünden, cumartesi günkü evimde verdiğim iftar daveti yüzünden   yazı ekleyemedim.

  Atladığım bir maggi  yemeği var. Gamzenin  arkadaşı Tuçe nin annesi ve arkadaşlarıyla  birlikte olduğumuz. O da çok güzel bir akşamdı.  10 kişiydik.  Tuçe  Gamze ve Ceyda ortalığı birbirine kattı. Maggi yemeği dememin anlamı.  Ev sahibi hanım Maggi üyesiymiş. Yemeklerde Maggi ürünleri kullanmıştı.Yani pilavda bulyonu, köftede köfte harcı gibi.  Hem bu sayede  Üsküdarda   üstelik de doğma  Üsküdarlı olup da görmediğim bir yerini gördüm. Aziz Mahmut Hüdai Türbesini. Küçücük bir türbe sanırdım duyduğumda , içerde kocaman bir külliye var. Daha önceleri okuduğum  bir  hikayeyi anlatayım. Zamanın padişahı Aziz Mahmut Hüdai’yi yemeğe çağırmış. Yemekten sonra ellerini yıkamak isteyince padişah ibrikle eline su dökmüş. Valide Sultan da peşkirini tutmuş. O zaman  demiş ki Hüdai-bana hep bir mucize göster derler. Cihan padişahı elime su döküyor, valide sultan peşkirimi tutuyor. Alın size mucize. Davetli olduğumuz ev bu türbeye yakındı, önünden geçtik daha doğrusu içine tam giremedik ama şöyle bir göz attım. Ziyerete gidenlerin , hatta önünden geçip dua edenlerin  suda boğulmayacağına inanılıyor.

     Yemeğe zeya ve ebrucuk buluşmasının bir önceki gecesi gitmişim. Resim bekledim koymak için ama gelmedi.

  Cumartesi akşamı benim kabilem iftara bizdeydi. Çok kalabalık olduk. İki masa yaptık. Hem çok güzel hem çok yorucuydu. Pazar gün neredeyse bütün gün yatakta kalmak istedim. Dün akşamda biz görümceme davetliydik. Kızlar yemekten sonra eve döndüler. İşleri vardı. Kocam da ablasının evinde ya. Yaylım yaylım yayıldı , uyudu. Bizde Meral ben ve görümcem  bir taraftan İki Aile yi izledik güya ama çokça sohbet ettik. Yemek menüsü ise bize her zaman yapılan menüydü. Fiks tir değişmez. Ama breh breh yani. Görümcem çok güzel yemek yapar ve sürekli de yeni yemekler dener. Sarımsak çorbası yeni bir çorbaydı ve çok lezzetliydi. Nükhet Durunun programından almış. Geri kalan bizim aslı mönümüz. Yaniiiii, minik minik sarılmış etli yaprak dolma, nohutlu-tavuklu pilav. Patlıcan kebabı. Kereviz salatası ve güllaç.Bu menü değişmez. Gamze ihtarını çeker zaten- hala mönümüzü sakın değiştirme ama ekler yapabilirsin diye.

   Şimdi benim evimde vereceğim iki davet, katılacağımız bir davet kaldı. Cumartesi akşamı kuzenler falan Oyadayız.  Sonra anammmm bayram temizliği  , hazırlığı…

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

28/9/2007 - ZEYA -EBRUCUK VE BİTTABİ Kİ ZUZ

    Dün akşam çok güzel bir buluşma gerçekleştirdik. Zeya  ebrucuk ve ben   ve de Zuz..Önce  zeya , ebrucuk  ve ben Capitolde buluştuk.  Ben önce gitmiştim bir de geldiler ki uzaktan el sallıyorlar. Sanırsınız dün ayrıldık.  Nasıl şekerler anlatamam. Biz bir oturduk ohooo ,  hep tanışıyormuş gibi, birbirimizi o an görmemiş de yıllardır tanıyormuş  gibi  bir sohbet bir sohbet. Sonra bi baktım Zuz arıyor. Hadi bana gelin dedi.  Atladık ona gittik   onda da aynı şekilde  konuşmadığımız şey kalmadı. Blog dünyasından da konuştuk  tabii.

     Gece Gamzeloş arayıp da –anneee neredesin saat 12 yi geçti diyene kadar sürdü. İkisinide zaten çok seviyordum.  zeya ilk arkadaşlarımdan,   ebrucuksa çok kötü geçen bir gecenin sabahında  tesadüfen sayfasına girdiğimde   , sabahın o saatinde gülmekten  beni öldürmüş ve tüm günümü etkilemişti. Hiç yanılmamışım ikisinin hakında da .

     Çok garip bir duygu değil mi dedim onlara da. Birbirimizi hiç görmedik  ses tonlarımız nasıldır onu bile bilmiyoruz. Ama siz  bu akşam bizim evde ne yemek var biliyorsunuz. Dün neredeydim biliyorsunuz.

      İkinize de çok teşekkürler dün akşam için  ve yaşamımda yer aldığınız için.

      NOT-Nalannnnn kıs az kaldı sahura sana geliyorduk. Ha bi de dolma nihayet bitti. Ama bıkmadılar yaw. Bi akşam biber bi akşam kabak falan devam etti.  Bu akşama balık var   artık. Ama o dolmaya ben ne süsler yapıyordum sen bilsen.

18 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa¤AnaSayfa¤Sonraki Sayfa ->